Artık Farklı
Yağmur sonrası yeryüzü ılık bir
duş rahatlığına kavuşuyor. Sokaklar, caddeler, bahçeler, kaldırımlar insanların
oradan oraya koşuşturmalarından dolayı meydana gelen kirlilikten kurtuluyorlar.
Toprak kokmaya başlıyor. Derin bir nefes alıyorum. Ciğerlerimin ferahladığını
hissediyorum. Toprak kokusu düşüncelerimi dağıtıyor. Aklım ve kalbim nispeten
ferahlamış bir şekilde ilk adımımı atıyorum. Daha önce milyonlarca kez yaptığım
gibi değil. Bu sefer farklı…
Yağmur sonrası yeryüzü, sabah
yüzünü yıkayıp uykusunu dağıtan çocuğa dönüyor. Güller, papatyalar, limon ağaçları,
zeytin ağaçları üzerlerinde kalan son yağmur damlalarının bir bir yere düşmesini
izliyorlar. Toprak yollardaki sular yeraltı sularına karışmak veya bir ağacın
köküne sarılmak için aşağıya doğru süzülüyorlar. Dünyanın yüzünü yıkayan bulutlar,
sabah kahvaltısı için tandır ekmeğine sürülmüş gül reçelini alıp köşelerine
çekiliyorlar. Kara bulutların dağıldığını görüyorum. Fakat buna rağmen tedirgin
bir şekilde ilk adımımı atıyorum. Ama bu kez bugüne kadar attığım milyonlarca
adımdan farklı…
Yağmur sonrası yeryüzü kahvesini
içip işine başlayan ayakkabı tamircisine dönüyor. Tamirci, yürümeye devam etmeleri için
ayakkabıları çekiç ile dövüyor. Karıncalar yuvalarından çıkıyor. Arılar yine
çiçek çiçek gezmeye başlıyor. Yeryüzünde milyarlarca kez yazdırılan şiir bir
kez daha yazdırılıyor. Rüzgârın fonu eşliğinde yeryüzünün şiirini okuyorum. Ama
bu kez daha önce yaptığım binlercesinden farklı…
Yağmurdan sonra yeryüzü yıkanmış
işçi çamaşırlarına dönüyor. Güneş yağmurdan kalan son emareleri de silmek için
yüzünü gösteriyor. Sular yavaş yavaş çekiliyor. Elimi bahçemizin demir kapısına
uzatıyorum. Kapıdaki yağmur suyu elimi ıslatıyor. Kapıyı açıyorum. Ama daha
önce yüz binlerce kez açtığım gibi değil. Bu kez farklı…
Harun’a kavuşmuş Musa güveni üzerimde. Ve şimdi
Firavun’un kapısına gidiyorum. Ama daha önce gittiğim on binlercesinden farklı…
Yorumlar
Yorum Gönder