Mühim Cevaplar-Gece Yürüyüşü
Yorganını başına çeken küçük bir çocuk gibi gecenin, tüm hengameyi örten kalın örtüsüne sığınıp bir müddet soluklanıyorum. Göğsümü kemiren tüm kargaşalar bir bir duruluyor. Yapılacak işler, verilecek hesaplar, ödenecek faturalar hepsi sırayla bulanıklaşıyor. Gitgide gecenin sessizliği göğsümde sakin bir çınar altına dönüşüyor. Böyle anlarda, az sonra keşifler yapacak bir kâşifin dikkat ve ciddiyetine bürünürüm. Belki üzerine düşüneceğim şeyler benden başka kimseye fayda sağlamayacak, belki kendi küçük dünyamda bir mum olup içimi birazcık aydınlatacak… Belki de düşüncenin bir türlü durulmayan serseri dalgaları arasında, küçük kayığımla savrulup gideceğim… Olsun! Ziyanı yok. Kendini dinlemek, bir müddet kendinle başbaşa kalmak, gecenin sessizliğinde kalp atışlarının sesini duymak, beyin kıvrımlarının arasında yalınayak yürüyüşler yapmak insana huzur veriyor. Öyle ya, Kainatın Efendisi dahi Hira mağarasında günlerce tek başına kalıp düşüncelere dalmıyor muydu? Elbette kendi düşünce gezi...