Yağmur, Yüreğimin Gecesini Islattı!
Bu dağ başında, izbe mağaranın ıssızlığında ararken kaybettiğim kendimi,
yüzüme düşen damlacıklarla irkildim. Derken ardından daha fazlası düşmeye
başladı toprağın sinesine. Yağmur gittikçe hızlanıyordu. İçim tarifsiz bir
mutlulukla dolar yağmur yağınca. Ninemin, her yağmur damlasını bir melek
indirir sözü gelir aklıma. Hiç araştırmadım bunun doğruluğunu. Böyle inanmak
mutlu etti beni. Her yağmurda yeryüzüne inen milyonlarca meleği hissetmek.
Gözümün perdeleri kalksaydı eğer, görebileceğimi düşünmek… Yağmur patırtılarına
ve topraktan yükselen eşsiz kokuya odaklanabilmek için gözlerimi kapatıyorum. Derin
bir nefess!
Pamuk gömleğim, saçlarım, mağaram hepsi sırılsıklam oluyor, yeryüzü
sırılsıklam oluyor. Ama bu yağmur en çok yüreğimin gecesini ıslatıyor. Gecem
aydınlanıyor.
Dünyadan uzaklaştıkça temiz havayı hissediyorum. Ciğerlerim insana
uğramadan gelen hava ile sükun buluyor. Bu tertemiz havanın zihnimi açtığını fark
ediyorum. Yüzümde ruhumu her saniye sıkan urganı gevşetmenin hafifliği var.
Kimse duymuyor ve görmüyor beni burada. Yine de sesimin cesareti yok.
Fısıltıyla konuşuyorum.
Bir nefes almayı çok istiyorum. Göğsüm ağrımadan, ciğerlerim darılmadan,
göğsüme doldurmadan dünyayı bir nefes almak istiyorum. Her saniye beynimi
kemiren kargaşanın ortasında şöyle sahici, ılık bir nefes.
Yağmur diyorduk, ilk okulda hocamız anlatmıştı oluşumunu. Yeryüzünden
buharlaşan su, gökyüzünde yağmura dönüşüyordu. Yeryüzünün kargaşasına bulaşmış
kirli sular temizlenip tekrar üzerimize yağıyordu. Ne kadar kirlense de özü su
nasıl olsa. Hükm-i ilahi her şeyin temizlenmesinin yolunu yaratmış. Kainat
O’nun izniyle kendi kendini temizliyor sürekli.
Bir ümit doğuruyor bu yağmur içimde. Demek ki kargaşanın kirlettiği her şey
temizlenebilir. Ruhum, kalbim, zihnim, ellerim temizlenebilir. Kurtulabilirim
demek ki bu kargaşanın tiranlığından. O halde ısınsın yeryüzü. Kargaşanın
kirine bulaşmış tüm nesneler, fikirler, duygular, sözler yavaş yavaş ısınsın.
İslam güneşiyle ısınsın. Sonra göğe yükselsinler. Orada hakikat ile
çarpışsınlar. Ve yeryüzüne insinler bir bir. Her birini de bir melek taşısın.
Kargaşanın ateşi sönsün artık.
Yorumlar
Yorum Gönder