Yağmur, Yüreğimin Gecesini Islattı!


Zihnimin kıvrımlarında Gazze’nin dikenli telleri… Boğazımda yetim yumruğu. Ne kadar acı var yeryüzünde. Ne kadar acı var ümmetimde. Ağlasam yüreğim soğuyuncaya dek. Hıçkırıklarla ağlasam. Gökyüzü ortak olsa gözyaşlarıma. Tüm utancımı temizlercesine ağlasam. Feryadımı asarak yıldızlara, yumruklarımı sıkarak ağlasam. Ahh gece! Oturdun göğsüme. Gece, artık benim içimde.

Bu dağ başında, izbe mağaranın ıssızlığında ararken kaybettiğim kendimi, yüzüme düşen damlacıklarla irkildim. Derken ardından daha fazlası düşmeye başladı toprağın sinesine. Yağmur gittikçe hızlanıyordu. İçim tarifsiz bir mutlulukla dolar yağmur yağınca. Ninemin, her yağmur damlasını bir melek indirir sözü gelir aklıma. Hiç araştırmadım bunun doğruluğunu. Böyle inanmak mutlu etti beni. Her yağmurda yeryüzüne inen milyonlarca meleği hissetmek. Gözümün perdeleri kalksaydı eğer, görebileceğimi düşünmek… Yağmur patırtılarına ve topraktan yükselen eşsiz kokuya odaklanabilmek için gözlerimi kapatıyorum. Derin bir nefess!

Pamuk gömleğim, saçlarım, mağaram hepsi sırılsıklam oluyor, yeryüzü sırılsıklam oluyor. Ama bu yağmur en çok yüreğimin gecesini ıslatıyor. Gecem aydınlanıyor.

Dünyadan uzaklaştıkça temiz havayı hissediyorum. Ciğerlerim insana uğramadan gelen hava ile sükun buluyor. Bu tertemiz havanın zihnimi açtığını fark ediyorum. Yüzümde ruhumu her saniye sıkan urganı gevşetmenin hafifliği var. Kimse duymuyor ve görmüyor beni burada. Yine de sesimin cesareti yok. Fısıltıyla konuşuyorum.

Bir nefes almayı çok istiyorum. Göğsüm ağrımadan, ciğerlerim darılmadan, göğsüme doldurmadan dünyayı bir nefes almak istiyorum. Her saniye beynimi kemiren kargaşanın ortasında şöyle sahici, ılık bir nefes.

Yağmur diyorduk, ilk okulda hocamız anlatmıştı oluşumunu. Yeryüzünden buharlaşan su, gökyüzünde yağmura dönüşüyordu. Yeryüzünün kargaşasına bulaşmış kirli sular temizlenip tekrar üzerimize yağıyordu. Ne kadar kirlense de özü su nasıl olsa. Hükm-i ilahi her şeyin temizlenmesinin yolunu yaratmış. Kainat O’nun izniyle kendi kendini temizliyor sürekli.

Bir ümit doğuruyor bu yağmur içimde. Demek ki kargaşanın kirlettiği her şey temizlenebilir. Ruhum, kalbim, zihnim, ellerim temizlenebilir. Kurtulabilirim demek ki bu kargaşanın tiranlığından. O halde ısınsın yeryüzü. Kargaşanın kirine bulaşmış tüm nesneler, fikirler, duygular, sözler yavaş yavaş ısınsın. İslam güneşiyle ısınsın. Sonra göğe yükselsinler. Orada hakikat ile çarpışsınlar. Ve yeryüzüne insinler bir bir. Her birini de bir melek taşısın. Kargaşanın ateşi sönsün artık.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜN DOĞUYOR- MAHKEME GÜNCESİ 1

Yazmak.

İnşallah.