Çarpıntı - şiir
Ah ki bilseydim Çarpıntılarımın, gözlerimin beyazı haline geleceğini Bilseydim saçlarımdan durmaksızın beyaz hüzünler akacağını Bilseydim bildiğim her şeyin Rüzgâra kapılıp kaybolacağını Ben bu diyara gelir miydim? Kulaklarım mı kapalıydı Yoksa siz hiç anlatmadınız mı Ey hırkasına kar yapmış ulu kişiler Kaç elif miktarı oldu saymadım Kesilidir nefesim Gündüzünü arayan bir baykuştur Ciğerlerime yuva yapan Bundandır her solukta geceyi üfleyişim Lütfedin, evime gelin Silkeleyin hırkanızdaki karları Kalbimi yakayım, ısıtayım sizi Oturun ve anlatın Bu yağmursuz diyar yazılı mıydı o kitapta Bu çarpıntılar, bu karmaşa, bu göğsümü tırpanlayan nursuz el Ey her şeyi oluruna vardıran kudret! Ey ter içinde uyandığım gecelerin yıldızı! Ey soluğumun hasreti yemyeşil bahçeler! Evime gelin, lütfedin Bana sakin dakikalar getirin…