İNSANIN 5 ARALIĞI
İNSANIN 5 ARALIĞI Mahkemeden önceki son Cuma namazım. Yanımda yaşlı bir amca. Ayakta duramıyor. Ama buna rağmen oturarak değil de ayakta kılmaya çalışıyor namazını. Secdeye gidiyor. Kalkarken benden tutuyor. Namazda durmuş bu amcayı düşünüyorum. Neden oturmuyor? Amca dedim. Neden oturmuyorsun? Allah bana güç verdiği müddetçe ayakta duracağım evlat! Bu söze takıldım biraz. Ayakta durmak gerekti. Doğru. Ama bu Allah’ın verdiği güçle oluyordu. Demek ki güçlenmek lazım ama nasıl? Nasıl olur da binlerce kilometre ötedeki mazlumlara umut olacak güçte olurum. Camiden çıkıp eve geliyorum. Masama oturuyorum düşünceli bir şekilde. Masamda Cemil Meriç’in “Mağaradakiler”i. Sayfalarını çeviriyorum. Kitabın girişine koyduğu sözle irkiliyorum. Bütün düşüncelerimden sıyrılmama yetiyor. Quid rides? De te fabula narratur. Ne gülüyorsun? Anlattığım senin hikayen. (Horatius) Dehşetle fark ettim, her an bir aralıkta olduğumu, her an seçimlerle karşı karşıya kaldığımı. Bu aralıkl...