Üç Nokta
Bütün söyleyemediklerim için
Üç nokta koydum şehrin ortasına
Gelip geçen arabaları durdurmak zor oldu
İyi ki yol kenarında çiçekler vardı
Bana gülümseyen
Gitgide tükenen ellerimle tuttum kalemleri
İşte ilk nokta
Şimşekler çakmaya başladı
Ah ki bu kadar zor olacağını
Nereden bilebilirdim
Polisler çevirdi etrafımı
Ellerim havada bekledim bir müddet
Anladım geç olmadan devam etmem gerektiğini
Ki “hiç korkmasın söylesin” diyordu
Henüz doğan güneş
Göğün ciğerlerime verdiği nefesle
Can bulup söyledim
İlktir avazımın çıkışı
İlktir bir bahar günü papatyaya şarkı söylemem
İlktir karınca adımlarının duyuluşu
Yağmur dindi
Arabalar durdu
Polisler gitti
Şehir, ben ve çiçekler…
Saygıyla kaldırdım kalemimi
Siz, ikinci nokta için müsaade eder misiniz?
Müsaade verildi
Bunu bir gülün ağlayışından anladım
Onu doğuran toprağa düşerken gülün yaşları
Gayrete geldi ellerim
İkinci nokta atıldı
Yağmursuzluk uzadı
Egzoz gazları çiçekleri boğmaya başladı
Polislerin silah sesleri duyuldu uzaktan
Korkuyu hissederek kalbimin her yerinde
Kalemime baktım
Yorulmuştu
Daha bir gevşek sarılıyordu ellerim
Yol kenarındaki çiçeklerle
Ümidim de soluyordu
Son bir arayışla gözlerim etrafta gezinirken
Onu gördüm
Yalnız iki gözünü ve burnunu
Her bir gözüne bir nehir fışkırdı yüreğime
Kömüründen ateşler çıktı kalemimin
Çiçekler şarkılara
Gök yağmura başladı
Silah sesleri sustu
Gözlerine baktım
Sesini duydum
Tekrardan gelen canla
Kaldırdım kalemimi
Tüm kâinatın gözleri önünde
Üçüncü noktayı da koydum
Üç nokta koydum şehrin ortasına
Bütün söyleyemediklerim için
Üç nokta koydum
Yüreğimin üç feryadını
Avazımın üç çocuğunu
Boğazımın üç düğümünü…
Yorumlar
Yorum Gönder