Yolların Karanlığında ve Senin Yanında

Günlerden bir gündü. Rüzgârın şiddeti göğsümü zorlamaya başlamıştı. Yerimde durmakta zorlanırken gözlerim onu arıyordu. Bulamıyordum bir türlü. Ya fırtınanın etkisiyle etrafta uçuşan eşyalardandı ya da kalbimde uçuşanlardan… Bir müddet aradım ve sonunda buldum. İşte oradaydı. Göğsünü siper etmişti serseri fırtınaya, ayakları yere çakılmış gibi dimdik duruyordu. Gözlerini dahi kırpmıyordu. Dudaklarından birkaç cümle dökülsün istedim. Birkaç cümle… Kalbimin içini kaplayan yangına karşı serin bir yağmur olacak birkaç cümle. Göğsümü kıracak olan şu ağrıyı dindirecek birkaç cümle. Düştüğüm zamanlarda dizlerimde açılan yaralara merhem olacak birkaç cümle. Bir bakış… Bir el yüzümü okşayan… Bir…

Günlerden bir gündü. Lapa lapa kar yağıyordu. Köyümün yolları kapanmıştı kalbimin yollarıyla birlikte. Boyumu aşan karlara sürtünüp gelen rüzgâr kemiklerimi donduruyordu. Benim montum nerede? Yün eldivenlerim ve çoraplarım? Başımdaki bere? Bir küreğim olsaydı şu yolları açacak. Ya da birilerini çağırsam gelmezler mi? İliklerime kadar işleyen bu soğuk! Rabbim, bir kul ne kadar üşürse o kadar üşüdüm. Rabbim! Kalbim! Bu yollarımı nasıl açacağım ben? Dişlerim kırılacaktı titremekten. Kirpiklerimde buzdan damlalar oluşmuştu. Rabbim, ölüyorum! Gözlerim, bir tek onlar iş görür haldeydi. Onu aradım. Bu karların altında, soğukta, yolların karanlığında… Neredeydi acaba? İşte orada. Yüreğinden bir hırka var üzerinde. Gözlerini kısmış etrafı izliyor. Ayağını kaldırdıkça önünde yollar beliriyor. Bir baksa dedim bana. Bir ısıtsa şu bedenimi, kalbimi, ellerimi… Bir baksa, bir el uzatsa, bir açsa kapanan yollarımı, alsa eline atışları yavaşlamış kalbimi… Bu kalple, bu diyarda nasıl yaşıyorsun sen dese! Bu kalple, bu diyarda! Bu diyar soğuktur. Yolları çetindir. Ne karı biter ne fırtınası! Bu kalple, bu diyarda nasıl dayanıyorsun sen! Acısa bana ve acımaktan bir şiir dökülse karların üzerine gözlerimden.

Gözlerim ki en çok bana ağlar. Her tümsekte takılan ayağıma ağlar. Her yokuşta kesilen nefesime. Her taşkında yıkılan köprüme ağlar. Her yangında kendine bir pay çıkaran bana. Kalbini unutan kargaşanın ortasında. Kafasını unutan savaş meydanında. Bu gözlerim en çok bana ağlar!

Günlerden bir gündü. Soğuklar bastırmadan, fırtına çıkmadan, yakmadan güneş tüm çiçekleri, kavga kızışmadan onu aradı gözlerim. Bir adım attım ona doğru. Gönlümün tesellisidir onun duruşu. Dizimde ferdir yokuşlarda yürüyüşü. Ümittir, kararlılık ile bakan gözleri. O iman demişti, iman oldu baştan ayağa. Sabır dedi, sabır oldu tepeden tırnağa. Çile dedi, sırtlayıp çile dolu küfeleri fersah fersah dolandı. Gül dedi, en çok onun elinden kan aktı.

Artık ben tutacağım senin ellerinden. Yanında yörende olacağım. Sen ki İbrahim misali ateşler içinde yanmayan! Sen ki ordular karşısında cesaretle dimdik duran! Sen ki dağlara denk duruşlu! Sen ki serinliksin bana. Yolundayım!

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜN DOĞUYOR- MAHKEME GÜNCESİ 1

Yazmak.

İnşallah.